Zaytung.Com
Zaytung
Uzun uzun yaz
SİNEMA

Bıçaklar Çekildi: Ölü Adamın Uyanışı - Daha Yavaş Daha Gotik Daha Netflix

Zaytung Store Banner
-> Sadece CHP'li belediyelere operasyon düzenlenmesine dair eleştirilere Erdoğan'dan sert tepki: ''Lan bize belediye mi bıraktınız?''
-> Lüks süpermarketin IMAX güvenlik kamerasına yakalanan hırsızlık görüntüleri, sınırlı sayıdaki sinema salonunda gösterime girdi...
-> Erdoğan’dan Yeni Parti ile ilgili ilk yorum: ''Artık yeni Türkiye yok…''
-> Yeni Parti`nin kurulmasıyla birlikte iktidar cephesinde kafalar karışık: CHP'li belediyelere operasyonlara tamam mı devam mı!?
-> Kadın Voleybol Milli Takımı'nın şampiyonluğu sonrası mutlak butlan için CAS'a başvuran Kemal Kılıçdaroğlu: ''Hiç bir başarıya tahammülüm yok...''

FOTOHABER

Yurt dışı gezileri için yılın ilk 6 ayında 400 milyon lira harcayan Diyanet İşleri Başkanı Safi Arpaguş'tan tasarruf mesajı: ''Türkiye'de gezsem daha pahalıya gelirdi...''

Belgesel ekibinin 14 saatlik bekleyişi sonuç verdi. Teoman, doğal yaşam alanı olan Cihangir'de görüntülendi...

SPOR

Berk Dizdar (28), Turnuvayı Emperyalistlerin Kazandığını İlan Ederek Dünya Kupası Defterini Kapattı: ''Alın Sizin Olsun!''

2026 Dünya Kupası’na "Bizim Çocuklar bu sefer en az çeyrek final görür" inancıyla başlayan Berk Dizdar (38), milli takımın peş peşe gelen mağlubiyetleriyle derin bir varoluşsal krize girdi. Grubun son maçında gelen ABD galibiyetini "En azından bir emperyalisti sahada gömdük" şeklinde rasyonalize eden Dizdar, milli takımın elenmesinin ardından gözünü ezilen coğrafyaların temsilcilerine dikmişti. devamı...
VİDEOHABER

Maaşlarını isteyen işçileri polise coplatan AKP`li Yıldızlar SSS Holding: "Devlet aklı böyle istiyor... Bizlik bir şey yok..."

BLOG

Yengeç Burçları İçin Yeni Yaşta Arabeske Bağlamadan Hayatta Kalma Rehberi

ASTROLOJİ

KOÇ (21 Mart - 20 Nisan)

Maddi konularda güzel haberler alacağınız bir döneme giriyorsunuz. Ya da sırf bunu duymak için astroloji bölümünü okuduğunuzu biliyor ve etkileşim için sizin duygularınızla oynuyoruz. Şu an biz de çok emin değiliz. Haftaya bir tekrar gelin siz en iyisi... devam...

AKP Denizli Milletvekili Nilgün Ök: ''18 yıl önce araba var mıydı?''

"Genel Başkanları buzdolabı olmadığını iddia ediyordu. Bu yine biraz insaflı çıktı.."

Hay Allah, Canınız mı Çekti? İşte Size Birbirinden Keyifli Öykü Platformları...

N'olmuş n'olmuş?

Zaytung Zone

''Amaaan şimdi eve gidip kim yemek yapacak?'' şeklinde düşünen takipçilerimizi diğerlerinden bi tık daha fazla seviyoruz, dürüst olalım...

Popmundo: Maceralar

Behzat Ç.'nin Kendilerine Devlet Görevlisi Süsü Veren Bir Organize Suç Örgütü Tarafından Rehin Alındığı Yeni Macerası ''Gizli Tanık ve Baz'' Yakında Vizyonda...

Çekimleri bir süredir Ankara’da devam eden Behzat Ç.’nin yeni sezonundan ilk ayrıntılar ortaya çıktı. Önümüzdeki aylarda izleyiciyle buluşması planlanan “Gizli Tanık ve Baz” adlı sezonda, sevilen başkomiser bu kez kendilerine devlet görevlisi süsü veren son derece güçlü ve iyi örgütlenmiş bir suç yapılanmasıyla karşı karşıya gelecek. Yapım ekibi, dizinin şimdiye kadarki en karanlık ve en yüksek bütçeli sezonunun hazırlandığını açıkladı... devamı...

Gözaltına Alınan Cem Küçük'le İlgili Şok İddia: TGRT Ekranlarında Birkaç Kez Doğru Bilgi Paylaştığı...

“Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” ve şantaj suçlamalarıyla gözaltına alınan eski TGRT yorumcusu ve Türkiye gazetesi yazarı Cem Küçük hakkında yürütülen soruşturmada şoke eden yeni ayrıntılara ulaşıldı. Küçük’ün katıldığı yayınları incelemeye alan ekipler, program arşivlerinde kendisi tarafından dile getirilen şu ana dek 3 adet doğru bilgi tespit ederken, doğru bilgilerin TGRT ekranlarına nasıl sızdığı belirsizliğini koruyor....devamı...

Sinema

Vizyonda Bu Hafta: T2 Trainspotting (Bonzai adamı bozai ama 2. film yine taş gibi...)

Bu hafta sürpriz var! Şubatta vizyona gelecekken dağıtımcısının son anda gösterime girmeyeceğini duyurduğu T2 Trainspotting filmi için üzülmüş, dudaklarımızı büzmüştük hani... "Recep İvedik izleyip toplum içinde s.çmadığımıza göre, bunu da izleyip keşliğe özenmeyiz, getirin şunu!!" diye kendi kendimize çemkirmiştik. Duyan olmuş ki, gösterime soktular şimdi... Gerçi az salona koymuşlar bu sefer de; tinerciler yollarını kesmiş de cebindeki bozuklukları vermişler gibi muamele etmişler filme...

Her şeye rağmen bu vasat vizyon haftasında ilaç gibi gelecek bir film diyelim, zamanının pis keşleriyle savaşan Cüneyt Arkınlı bir filmden fragman koyup Trainspotting ağırlıklı yazımıza geçelim:

 

T2 Trainspoting – Kaliteli bir itlik-serserilik-keşlik nostaljisi...

Yönetmenliği 1996 yapımı ilk filmdeki gibi, çektiği her filmi bir şekilde övmeden duramadığımız Danny Boyle üstleniyor, senarist de yine John Hodge... İlk film Irwina Welsh’in kitabından uyarlanmıştı, bu film de ikinci kitabı Porno'dan esinlenmiş. Esinlenmiş ama ilk kitaptaki filme alınmayan bölümlerle karıştırılmış, eklemeler yapılmış, "İsmini Porno koyup ürkütmeyelim Türkiye Kültür Bakanlığındaki teyzeleri" derken bambaşka bir senaryo çıkmış.

Oyuncular, aynı kişiler, daha doğrusu aynı kişilerin 20 sene sonraki  hali: Ewan McGregor (Renton), Robert Carlyle (Begbie), Jonny Lee Miller (Simon), Ewen Bremner (Spud)…


Neler oluyor bize? Yine neler oluyor gülüm?

İlk filmde Mark Renton, keş tayfasıyla beraber sattığı 'mal'ın parasını kapıp kaçmıştı ve her türlü piçliğine rağmen onu şirin gösteren gülüşüyle film sona ermişti. Geçen 20 yılda kendisine Amsterdam'da bir aile kurmuş olan Renton, Edinburgh'a dönüyor. Dönüyor ve pezevenklik-şantajcılık işleriyle ekmeğini kazanan Hasta Çocuk Simon'a, Güngören'de Çinçin'de yaşasa garip kaçmayacak Begbie'ye ve "Aslında eroini-kokaini olmasa iyi çocuk" dediğimiz Spud'a kendisini affettirmeye çalışıyor. Bakalım Dövüş Kulübü gibi 90'ların asi filmlerinden olan Trainspotting, yine isyankar damarımızı bulabilecek, bizi Doğuş dinlediğimiz zamanlara götürebilecek mi? 

Keşlik, pezevenklik, adam bıçaklama, kafada şişe kırma gibi suçlardan, nerden baksan 1-2 sene yatarı olan film, naifliğini de koruyan, büyüklerinin yanında edebini bozmayan bir karaktere sahip yine.


"Ağzına sıçacam senin Renton" sahnesi için hazırlanmış gerçekçi bir mizansen...
 

Kaliteli mal var mı? Doğru yolu bulacakları yok mu?

Yine, yer yer baş döndüren hızlı kurgu, bolca şarkı-müzik, arada nefes almak için sakin sahneler, arada da kafası iyi efekti vermek için yamuk yumuk kadrajlar var. Bunun yanında flashback’ler ve fantastik hayaller mevcut... Bir süre sonra zaten gerçekler-fanteziler-anılar karışıyor. Mekanlar da hızlı hızlı gözümüzün önünden geçerken nerede olduğumuzu bilemiyoruz. Bu şekilde zaman-mekan algımız bozulunca biz de en azından, bir fırt çekmiş kadar oluyoruz (elektronik sigaradan bahsediyorum yanlış anlamayın, o da arada patlıyor diyorlar, değişik bi adrenalini varmış).

Bu saykodelik kurguda, dünyanın da değişmekte olduğunu, yeni dünya düzeninin ne kadar yüzeysel ve boktan olduğunu anlıyor, eskileri hatırlıyoruz. Eskileri hatırlarken aklımıza o yılların başbakanı Tansu Çiller geliyor, onun ne kullandığını merak ediyoruz.


- Bu Türklere "Erbakan iyi adamdı aslında ya" dedirten nasıl bir düzen lan acaba?!


Özenelim mi, bezenelim mi?

Yer yer eroinin-kokainin dertsiz kafasına özeniyor, ne güzelmiş diyoruz. Yer yer de bok gibi şeyler, adamların dötü 20 yıldır boktan kurtulmuyor mesajını alıyoruz. Ergenler, ebeveynleri eşliğinde, bazı sahnelerde gözleri kapatılarak izlerse iyi olur. Ebeveyni yan koltukta sürekli "Oğlum/kızım bak bu keşlerin hiç gelecekleri yok, sen temiz kafayla 20 küsur sınava girdikten sonra 1700 lira maaşla iş bulabilirsin. Aman özenme e mi yavrum benim" derse iyi olur...

Bu arada filmin soundtrack'i yine baştan çıkarıyor. Filmle özdeşleşen Iggy Pop'un Just For Life'ını güzel remix’lemişler bence. Gençler ille de bir şeye özenecekse, bu müzisyenlere özenip efendi bir bas gitarcı olabilirler mesela... Ne bileyim, sürekli birilerinden kaçan Renton karakterine özenip koşuculuğa da başlayabilir. Takın kulağına Iggy Pop'u, salın Avrasya koşusuna, enerjisini atsın çocuk!


Şu sol baştaki hayvan da madde kullanıcısı gibi bakıyor. O da özenmiş belli ki...


İlk film mi döver, bu mu? Madde madde:

* Bu filmde de küreselleşmeye, sosyal medyaya, Snaphat'e, Instagram'a çakıyorlar! Renton'ın "Choose life" ile başlayan uzunca tiradı, ilk filmin başındaki-sonundaki sistem karşıtı monologları aratmıyor. Yalnız konuşmanın çoğunu unuttum, neyi seçip seçmeyeceğimi bilmiyorum. Bi' Snapchat kaldı aklımda, sistem yanlısı olmamak için sevgiliyle çekildiğimiz geyik filtreleri fotoğrafları siliyoruz!

 * İlk filmin geneli gündüz çekimleriydi, iç mekanlarda da absürt sahneler çekilmişti. Bu film ise daha çok gece çekimlerinden oluşuyor, artık hayatlarının gece kısmında olduklarını anlamamız isteniyor. Dekorun iyi bir şekilde kullanıldığı karanlık sahneler var. Tabii Renton'ın manitasına "Ay ışığım, gece saçlım" dediği romantik sahneler değil bunlar; aksiyon, şiddet, hicaz makamında rock müzikler...

 * İlk filmden daha oturaklı bir şekilde işleyen bu yapımda, akılda kalıcı absürt sahneler de mevcut... Örneğin, insanların yüzüne smile'ların yapıştırıldığı gizli kamera görüntüleri... Bir de kent içinde yıkık bina döküntülerinin, hurda araba parçalarının kule şeklinde yığıldığı kareler anlamlı duruyor. Uzun uzun bakıp anlamaya çalışıyoruz: Şu demirleri toplayıp hurdacıya götürsek kilosuna kaç verir amca?


Gençlere iyi örnek olmak için nefsini tutan, bira-votka-şarapla yetinen keşlerimiz...

Filmden replik:Kendi gençliğinde dolaşan bir turist gibisin" (Hasta Çocuk'tan arkadaşı Renton'a)

Puan: 80 (İlki 90'dı... İlk film her zaman 10 puan fazladır)


Saplantı (Unforgettable) - Ger ger sarışınım ger...

Aslında yapımcı olan Denise Di Novi isminde bir ablanın, "Parasını ben verdim o koltuğun" diyerek yönetmenlik koltuğuna oturdu Saplantı, evliliği bittiği halde eski kocasının nişanlısını delicesine kıskanan saplantılı-takıntılı ve sarışın bir kadının yaratmaya çalıştığı gerilimi anlatıyor:


Ne yani?

Kadın, eski kocasının yeni bir ilişki kurmasını içine sindiremiyor. Şuursuz... Film boyunca cool durarak kötücül planları olduğunu hissettiriyor. Eski tip gerilimlerdeki gibi, dışarıdan gelerek orta sınıf-huzurlu ailenin başına bela olmaya çalışıyor. Fakat film oldukça geri kafalı, Gaspar Noe'nun Love diye bir film çektiği çağda sevişmeyi bile kötü gösterebiliyor; erotik gerilim beklerken kız babası gerilimiyle karşılaşıyoruz. Yabancılardan bazıları fragmandaki 2-3 sevişmeyi görüp 'erotik gerilim' demiş ama siz aldanmayın. Fi dizisi için de öyle diyorlardı, 6 bölümde 3 sevişme gördük! Temkinli davranın...

Çok gerek var gibi, baya da para harcıyorlar bu vasat filmler için, bana koyan o...Filme harcayacakları parayla üniversitelilerin cebine harçlık koysalar, New York sokaklarındaki peçete satan çocuklardan birkaç bin peçete alsalar keşke!


Birazdan peçete satan bir kız ya da amca gelip muhabbeti bölecek gerilimi...

Puan: ATM'nin para üstü olarak verdiği ve atmaya kıyılamadığı için evde biriken 1 kuruşlar...

 

Gerçeğin İki Yüzü (The Last Face) - Madalyonun diğer tarafı?

Sean Penn'in 5. yönetmenliği olan filmde Charlize Theron ve Javier Bardem başrolleri oynuyor. Cannes'da gösterilen ve bazı seyirciler yuhaladığı, bazıları ise başyapıt başyapıt diye alkışladığı için kimsenin doğru dürüst izleyemediği film şimdi de bizim beğenimize sunuldu:


 

Sınır tanımıyorlar mı? Nereye kadar tanımıyorlar?

Sınır tanımayan iki doktor bunlar, Afrika'da gönüllü olmuşlar, zamanla birbirleriyle yakınlaşıp madem sınır tanımıyoruz, prezervatif kullanmadan sevişebiliriz düşüncesiyle güzel bir seks sahnesi izletiyorlar izleyiciye... Sonra da "Biz sevişiyoruz ama bu iç savaş karışıklığında yaşayan şu masum çocuklar da ileride seks yapabilecek mi? Hele şunun burnundan akan masum sümüğe bak" diye hüzünleniyorlar. Film, sömürgeciliğin yarattığı önemli sorunlara temas etse de, Amerikalıların Liberya'dan, zamanında sömürgeleştirdikleri için özür dileme filmi gibi duruyor (ince bir adam şu Sean Penn)...

Dolayısıyla film, STV'de yayımlanan bir Afrika belgeselinin, biraz daha Avrupai bir sinema anlayışıyla süslenmişi, Amerikan liberalizmiyle kuşatılmışı, biraz da üzerine sevişilmişi gibi...


- Düşünebiliyor musun ya, o kadar güneşte yanıyorlar, 30 faktörlü bir güneş kremleri bile yok...

Puan: Düğünden sonra 'after party' yapan modern gelinin barda düşürüp bulamadığı çeyrek altın


Diğer:

Tolgahan Sayışman ve Bade İşçil'in oynadığı, Hollywood romantik komedilerine benzeyen Eski Sevgili filmi, eli yüzü düzgün, üstü başı temiz, dişlerini düzenli fırçalayan bir film gibi... Ama onun dışında, Çetin Altay'ın başrolde oynamasından kendisini belli eden komedi filmi Baş Belası, DAN DAN efektiyle izleyici korkutmaya çalışan cinli film 666 Cin Musallatı, fragmanında oyun havası eşliğinde sıçmak-döt-bok gibi şeylerin konuşulduğunu gördüğümüz Çam Yarması onların yerine utandığımız yerli filmler olarak karşımıza çıkıyor...


Eski sevgili demişken şu görseli gösterip 'Aman dikkat' diyeyim! Siz anladınız onu...

Ayrıca; roman uyarlaması bir Japon animasyonu olan fare odaklı Gamba: Macera Çetesi,fotoğraf sanatçılığı-hastalık-değişen bakış açısı konulu, ağlatma odaklı Umudun Kıyısı, Jean Reno'yla dikkat çeken ve bizim yerli komedilere benzeyen, şövalye odaklı Çılgın Ziyaretçiler 3 ve macera yaşarken nostalji yaşatmaya odaklı Kaptan Cousteau: Derinliklere Yolculuk da haftanın diğer seçenekleri...

 

SONUÇ - Basın kartımı gören oldu mu?

Bu yazının amacı eski ve yeni Trainspotting'leri övmekten başka bir şey değildi, siz de gidin, sonra DM'ye gelin, biraz daha övelim. Dinlenip dinlenip övelim... Bunun dışında, kalitesi fark etmeksizin gerilimden vazgeçmeyenler Saplantı'ya, romantik olsun da nasıl olursa olsun diyerek sınır tanımayan çiftler Gerçeğin İki Yüzü'ne ya da Eski Sevgili'ye gidebilirler. Bir de yaşı TRT'de yayımlanan Kaptan Cousteau'ya yetenler de Derinlere Yolculuk filmine gidip ciğerleri çok zorlamadan iç çekebilirler..

Herkes neye gideceğini biliyorsa ben de yeni başlayan Eskişehir Film Festivali’ne gideyim o zaman. Gelirseniz görüşürüz, şehir dışından gelenleri de evde misafir edebilirim (nezaketen söylüyorum, anca bana kadar yer var evde. Maalesef...).

Twitter: @duraladam

-BİTTİ (3-4 ayda bi izlediğimiz 'güzel yerli film' kontenjanından, Kaygı geliyor haftaya)-

(iletisimcevahiri Brüksel'den bildirdi)


facebook'ta Paylaş twitter'a yolla Allah'a havale et

Sıradaki Sinema İçerikleri:

Sıradaki Haberler:

(25.11.2020)

AKP Denizli Milletvekili Nilgün Ök: ''18 yıl önce araba var mıydı?''

"Genel Başkanları buzdolabı olmadığını iddia ediyordu. Bu yine biraz insaflı çıktı.."

Uğurhan Culak, Elektrik tesisatçısı


Diğer yorumlar ->

(3.10.2020)

MHP Mv. Erkan Haberal, özel şoförünün makam aracıyla çarparak ezmeye çalıştığı güvenlik görevlisini suçladı...

"Halkın parasıyla halkı ezme işini mecazen yaptıkları günleri özlüyorum..."

Tülay Sağcıklar, Öğretmen


Diğer yorumlar ->