Zaytung.Com
Zaytung
Uzun uzun yaz
SİNEMA

Bıçaklar Çekildi: Ölü Adamın Uyanışı - Daha Yavaş Daha Gotik Daha Netflix

Zaytung Store Banner
-> 81 ilde gerçekleştirilen operasyonlarda, abesle iştigal ettiği tespit edilen 2600 kişi gözaltına alındı...
-> Sadece CHP'li belediyelere operasyon düzenlenmesine dair eleştirilere Erdoğan'dan sert tepki: ''Lan bize belediye mi bıraktınız?''
-> Lüks süpermarketin IMAX güvenlik kamerasına yakalanan hırsızlık görüntüleri, sınırlı sayıdaki sinema salonunda gösterime girdi...
-> Erdoğan’dan Yeni Parti ile ilgili ilk yorum: ''Artık yeni Türkiye yok…''
-> Yeni Parti`nin kurulmasıyla birlikte iktidar cephesinde kafalar karışık: CHP'li belediyelere operasyonlara tamam mı devam mı!?

FOTOHABER

Üsküdar Belediyesi'ne çökebilmek için varını yoğunu ortaya koyan AKP'li meclis üyeleri, Genel Merkez'in gidiş yoluna puan vermesini umuyor: ''En azından zerre utanmamız olmadığını gösterdik...''

Ali Eren Bingöl'ü satın alarak sadece hobi bahçelerinden 3 milyar TL'lik vurgun yapan AKP Tuzla Teşkilatı: ''Sana sahip çıkmayacağız da kime çıkıcaz...''

SPOR

Berk Dizdar (28), Turnuvayı Emperyalistlerin Kazandığını İlan Ederek Dünya Kupası Defterini Kapattı: ''Alın Sizin Olsun!''

2026 Dünya Kupası’na "Bizim Çocuklar bu sefer en az çeyrek final görür" inancıyla başlayan Berk Dizdar (38), milli takımın peş peşe gelen mağlubiyetleriyle derin bir varoluşsal krize girdi. Grubun son maçında gelen ABD galibiyetini "En azından bir emperyalisti sahada gömdük" şeklinde rasyonalize eden Dizdar, milli takımın elenmesinin ardından gözünü ezilen coğrafyaların temsilcilerine dikmişti. devamı...
VİDEOHABER

Maaşlarını isteyen işçileri polise coplatan AKP`li Yıldızlar SSS Holding: "Devlet aklı böyle istiyor... Bizlik bir şey yok..."

BLOG

Yengeç Burçları İçin Yeni Yaşta Arabeske Bağlamadan Hayatta Kalma Rehberi

ASTROLOJİ

KOÇ (21 Mart - 20 Nisan)

Maddi konularda güzel haberler alacağınız bir döneme giriyorsunuz. Ya da sırf bunu duymak için astroloji bölümünü okuduğunuzu biliyor ve etkileşim için sizin duygularınızla oynuyoruz. Şu an biz de çok emin değiliz. Haftaya bir tekrar gelin siz en iyisi... devam...

AKP Denizli Milletvekili Nilgün Ök: ''18 yıl önce araba var mıydı?''

"Genel Başkanları buzdolabı olmadığını iddia ediyordu. Bu yine biraz insaflı çıktı.."

Hay Allah, Canınız mı Çekti? İşte Size Birbirinden Keyifli Öykü Platformları...

N'olmuş n'olmuş?

Zaytung Zone

''Amaaan şimdi eve gidip kim yemek yapacak?'' şeklinde düşünen takipçilerimizi diğerlerinden bi tık daha fazla seviyoruz, dürüst olalım...

Popmundo: Maceralar

Yurt Dışı Gezilerine 6 Ayda 400 Milyon Lira Harcayan Diyanet'ten Tasarruf Mesajı: ''Türkiye'de gezsek daha pahalıya gelirdi...''

Göreve geldiği 10 aylık süre içerisinde 15 kez yurt dışına çıkan Diyanet İşleri Başkanı Safi Arpaguş, kurumun 2026 yılının ilk 6 ayında 400 milyon liraya yaklaşan seyahat harcamalarına ilişkin eleştirilere yanıt verdi. Yurt dışı ziyaretlerinin tamamen tasarruf amacıyla gerçekleştirildiğini belirten Arpaguş, “Türkiye’de gezsem daha pahalıya gelirdi. Birkaç gün daha burada kalsam bütçeyi asıl o zaman görürdünüz” ifadelerini kullandı. devamı...

Behzat Ç.'nin Kendilerine Devlet Görevlisi Süsü Veren Bir Organize Suç Örgütü Tarafından Rehin Alındığı Yeni Macerası ''Gizli Tanık ve Baz'' Yakında Vizyonda...

Çekimleri bir süredir Ankara’da devam eden Behzat Ç.’nin yeni sezonundan ilk ayrıntılar ortaya çıktı. Önümüzdeki aylarda izleyiciyle buluşması planlanan “Gizli Tanık ve Baz” adlı sezonda, sevilen başkomiser bu kez kendilerine devlet görevlisi süsü veren son derece güçlü ve iyi örgütlenmiş bir suç yapılanmasıyla karşı karşıya gelecek. Yapım ekibi, dizinin şimdiye kadarki en karanlık ve en yüksek bütçeli sezonunun hazırlandığını açıkladı...devamı...

Blog

İyice Ürkek Ceylana Bağlayanlar İçin: Travma Sonrası Stres Bozukluğu Nedir? Nasıl Başa Çıkarız?

Kişiyi korku içinde bırakan, çaresizlik yaratan ve genellikle hiç beklenmedik olaylara travma diyoruz. İnsanoğlu dediğin bu tanıma giren “küçük” çaplı olaylara karşı genellikle dirençli. Ancak kaza, cinsel ve fiziksel saldırı, savaş ve evet patlama gibi olayların etkileri daha büyük olur. Bu tarz olaylara maruz kalan kişiler, yaşadıkları travma(lar) sonrasında kendi hayatını zindan edecek boyutlarda bir kaygı ve stres yaşayabilir. Bu hafta, son günlerde özellikle büyük şehirlerde hayatı ürkek bir ceylan misali yaşıyor olmamızın altında yatan bu psikolojik sorunu irdeleyeceğiz. Evet "irdelemek", çünkü yazı biraz ciddi, çünkü mevzu biraz ciddi...


Yazıya geçmeden önce bir müddet şu fotoğraftaki sıcak gülümsemeye konsantre olun. 
Unutmayın, sevgi her türlü hastalığın ilacı......
 

Nedir şimdi bu?

Travma sonrası stres bozukluğunda insanlar beklenmedik büyük bir olay olduktan sonra uykusuzluk, kabuslar, olayın yaşandığı yerlerden, hatırlatacak durumlardan kaçınma, aşırı şüphecilik, sürekli diken üstünde durma, olay tekrar yaşanacak diye aşırı kaygı duyma, diğer kişilere yabancılaşma (babana bile güvenmeme) gibi belirtilerle karşımıza çıkar.

Misal ben, 13 Mart’taki patlamadan sonra yanımda bir araç yavaşlayınca elim ayağım kesiliyor. Kızılay’a gitmiyorum. İt ayağı yemiş gibi gezen ben evden çıkmıyorum. Çantalı biri geçince tedirgin oluyorum falan. Eminim birçoğunuz böyle düşünüyor ki son birkaç gündür Ankara’nın en kalabalık yerlerinde in cin esnafla tavla atıyor. Hızlıca geçiyim diyorsun olmuyor. Durayım kalabalığa girmeyeyim diyorsun olmuyor. Etrafına bakıyorsun sakin bir yüz arıyorsun olmuyor.

Hatta bir hastamız bu olaylardan sonra pılını pırtısını topladı, “s.kerim büyük şehrini de bombasını da” deyip Düzce’ye memleketine gitti. Tabi bu patolojik bir davranış (bilimsel yazı olduğu için öyle dedim yoksa bildiğin tırsaklık), siz böyle etmeyin…


Kimisi de travma belirtilerini tek bir instagram fotosuyla atlatabiliyor.
Bunu sonra gelen “#hayatdevamediyor” “#inadınayaşamak” heştegli fotolarından anlayabiliyoruz

 

Son patlamalar neden bu kadar kaygı yarattı?

Bu son Güvenpark ve Taksim patlamalarının tüm toplumda bu kadar infial yaratması, tamamen “sıradan insanlara” yönelik, beklenmedik, insanların günlük hayatlarına devam ederken gerçekleşen saldırılar olmalarından ileri geliyor.

Daha önce yaşanan patlamaların ilki toplumda belli bir grubun hatta bazılarına göre belli sıfatları olan bir grubun başına geldi. Bu yüzden insanlar maruz kalabilme ihtimalini düşük olarak algıladı. Yani “orada ne işi varmış” ve “su testisi su yolunda…” kısa yollarıyla insanlar kaygılarından kurtuldu. Esasen bu tarz "oh olsun"a varan aşırı tepkilerin sebeplerinden biri de kendilerini saldırıya uğrayandan mümkün mertebe ayrıştırarak "yok ya benim başıma gelmez" psikolojik savunmasını güçlendirmektir. (İnsanoğlu böyle işte, zoru görünce hem fiziksel hem psikolojik olarak olabildiğince uzağa topuklar. Sütümüz bozuk) Sonraki patlama ise bir meslek grubunu hedef aldı. Ara sokaktaydı. Oradan geçmeyen, askerlik mesleğini yapmayan kişiler böyle bir olayla karşılaşmayacaklarını düşündüler.

Ancak mesela Güvenpark’ta insanların hedef olmasını gerektirecek ne ideolojileri ne de doğrudan hedef olabilecek meslekleri vardı. Ve hemen herkesin geçtiği, geçebileceği, büyük insan hareketinin olduğu yerde oldu. İşte bu yüzden insanlar “benim de başıma gelebilir” algısıyla baş başa kaldı ve yaşadığı travma sonrası kaygıyı da atlatmakta zorlandı.

Tabii yetkililerin tüm bu olaylar sonrası takındığı “Patlama mı olmuş? Neyse ya olur öye kanka takma sen” tavrı, “ah bi önleyebilsek güzel olacak ama işte önleyemiyoruz ki :(” tarzı demeçleri de can güvenliğini sağlama işinin devlet tarafından tamamen Allah'a havale edildiği şeklinde bir algı yaratarak bu kaygıyı arttırdı. 


Halbuki şu güven veren simayı görünce bi rahatlamamız lazımdı aslında ama...
 

Peki şimdi napıcaz? 

Kalkıp da size “Bizim ağlamamızı, evden çıkmamamızı istiyorlar. Terörün istediği tam da bu. Onlara inat hiçbir şey olmamış gibi yapmaya devam etmeliyiz arkadaşlar!” gibi klişe ve bir yaraya merhem olmayan tavsiyelerde bulunmayacağım. Travma Sonrası Stres Bozukluğu'nda travmadan kaçınmanın, görmezden gelmeye çalışmanın bir faydası olmuyor zira. "Zamanla geçer" de herkes için geçerli değil. Bazısından o zaman çok yavaş geçiyor, güzelim yıllar kaygıya teslim ediliyor. 

Onun yerine aha benim şimdi yaptığım gibi hissettiklerinizi paylaşmak daha faydalı olacaktır. Yani “hafız ben harbiden tırsıyorum”, “şu adamdan bi kıllandım aga çabuk çabuk yürüyelim” demek sizin kaygıyla başa çıkmanızı kolaylaştırabilir. İçinde bulunduğunuz durumu kabullenip, yardım arayışına girmekten çekinmemek, sürekli kaçınmaktan kaçınmak bu durumu atlatmanız kolaylaştıracaktır.

Aynı şekilde içe (eve) kapanmadan sistematik şekilde sosyalleşmek de kaygıyla başa çıkma konusunda tavsiye edilen bir yöntem. Tabii bana güvenip de zaar gibi ortalarda dolanmayın siz ama eşinizle dostunuzla kendinizi güvende hissettiğiniz yerlerde bir araya gelin. Bulunduğunuz ortamda “terörle yaşamaya alışın” diyen kakalaklar varsa onların da kıçına tekmeyi basıverin. Zira bu yaklaşım travma sonrası stresi kalıcı hale getirmekten başka bir halta yaramaz.

Yine çok büyük kaygı duyuyorsanız ve ne yapsanız bu kaygınız geçmiyorsa artık bir devlet hastanesine gidip sıra beklerken vakit öldüreceksiniz. Hem git-gel derken biraz sosyalleşirsiniz, hem de bakmayın siz (eğer doktor değilseniz) hastaneler yine en güvenli yerler…


Travmadan kurtulanlar

 

(peperuhi Brüksel'den bildirdi)


facebook'ta Paylaş twitter'a yolla Allah'a havale et

Sıradaki Blog İçerikleri:

Sıradaki Haberler:

(25.11.2020)

AKP Denizli Milletvekili Nilgün Ök: ''18 yıl önce araba var mıydı?''

"Genel Başkanları buzdolabı olmadığını iddia ediyordu. Bu yine biraz insaflı çıktı.."

Uğurhan Culak, Elektrik tesisatçısı


Diğer yorumlar ->

(3.10.2020)

MHP Mv. Erkan Haberal, özel şoförünün makam aracıyla çarparak ezmeye çalıştığı güvenlik görevlisini suçladı...

"Halkın parasıyla halkı ezme işini mecazen yaptıkları günleri özlüyorum..."

Tülay Sağcıklar, Öğretmen


Diğer yorumlar ->